ZAİRE’DE
ZENCİLER ÖLÜYOR
Bir zenci kadın ilahi
söylüyor.
Çok sıska bir anne,
Kucağında cılız çocuğu…
İlahi dokunaklı mı dokunaklı.
Mutluluk umutları solup kurumuş,
Zamanların ölümcül acısında…
Sonra bir çok zenci şarkı söylüyor.
Açlık nedir biliyorlar.
Ölümle öğreniyorlar bunu ve
Ölüm özgür bırakıyor onları…
En geniş anlamıyla, tecrübelerin…
Hepsi yakınımda,
Hepsi gönlümde ve hepsi karşımda…
Rock’çular da şarkı söylüyor;
Beyaz çekerek, dans ederek,
Yüz binlere, statlarda…
Bir iki konserin kazançlarını
Siyahlara bağışlayıp asil(!) oluyorlar,
Büsbütün artan sükseli ünleriyle…
İnsan haklarının şövalyeleri;
Mahrumiyet zamlarını alıp,
Fedakârlık yaparak
Gittikleri ölüm ülkesinden,
Bütün bunları ekrana taşıyorlar…
Reyting rekorları kırarak,
Şampanya ve havyarlarla kutluyorlar,
Yandaşlarından topladıkları alkışları…
Aile planlamasını da bir öğretseler aç kalanlara!
Ne iyi olurdu!
Hiç zenci kalmazdı sonunda.
Ama olmuyor nedense!
Çünkü sağ kalanlar,
Güçlenerek üreyecekler, değişen olaylarla…
Lider olacaklar, bizim asilzadelerin(!) çocuklarına;
Belki de öğretmek için öğrendiklerini…
Dünya yine dönecek;
Bir yüzü beyaz, bir yüzü kara…
İşte böyle olacak Zaire!
08.05.1997
Çiftehavuzlar
|