YAZGI
SIRLARI II
Her yıkılışta,
Başladım yeniden…
Pişman olmamak için,
Çok düşünürdüm…
Her anı yaşamaya baktım,
Her başlangıçta,
Zaman avuçlarımdan akıp gitmeden…
Ki her saniye bir mucizeydi,
Düşüncemin gözlerinde…
O’ sabrı öğrenmemi istemişti
Ve evrenin sözünü dinlemeyi…
Yaşamın kavgaları hayatı öğretti,
Kayıplarım bile …
Sevgilerim yüzünden acı çektim,
Bir gün gelir herkes anlar…
Acıları yenebilir insan,
Kendine dönebilirse,
Çünkü gücü var düşüncelerin…
Gözlerimizi sevginin ışığı kör eder,
Yalnız yüreğin sözünü dinler sevgi…
Ne kadar zordur,
Kendi yolunu seçmek, insan için…
Seçim yapamıyorsan, ölü sayılırsın,
Tanrı’nın gözlerinde…
Her ruhu bağrına basar O’nun sonsuzluğu,
Öyle de olsan böyle de…
Aslında “felaket..!” diye bir şey yok..!
Kaçınılmaz olan var sadece,
Yani imtihan..!
Geçici olanlarla kalıcı olanı
Ayırt etmek insana düşer…
Geçici olan, kaçınılmaz olandır…
Kalıcı olan kaçınılmazdan çıkan ders…
Kaçınılmaz ortaya çıkıncaya kadar,
Korku karartır hayatımızı…
Enerjimiz yok olur donar,
Sonra korku da biter…
Yaşamın anlamı;
O’nun bize vermek istediği,
Kaçınılmaz olanın, başladığı yerdedir…
Bize sadece umut kalır sonunda..!
Geleneklere uymaya çalışırken,
Değiştiği unutulur zamanın …
Bizim arkamızdan niye ve kim,
Sahiden, gözyaşı dökecek ki..!
Birbirimize göz kulak olalım yeter..!
Belki anonim bir düş oluşturuyoruz, ağlayarak…
Doğa hepimize öğretiyor işte..!
Kaçınılmaz olayların üstesinden gelmeyi…
Umut, çabalarımızın başlangıcı…
Gücümüzün bilincine varmakla,
Yaşamı her seferinde tekrar kuruyoruz…
Çocuklar bütün bunları biliyor..!
Çünkü onları engelleyecek mazileri yok…
Onlardan öğrenelim, nedensiz mutluluğu..!
Keyifle eylemi oyuna çevirmeyi ve dayatmayı…
Adaletin özüne böyle inilir,
Eski duvarları yıkarak…
Yürekli olan aşınmış, eskimişi ateşe versin,
Acılar çekme pahasına da olsa…
Her zaman azimlidir, yürekli olan,
Böyle sürdürür ilerlemeyi…
O zaman Tanrı hoşnut oluyor göklerde..!
İnsan yaşamın sorumluluğunu almalı…
Eylemine karar vermeli ve seçimini yapmalı…
Yalnız kutsal ateşle yananlar;
Kadın veya erkek
Onlar bilir, kaçınılmazın ceza olmadığını…
Yazgıyı kabul etme değil,
Seçmek durumunda olduğunu…
Seçkin olmak isterse,
Kutsallığın gözünde…
Eski Türkler kendi adlarını kazanırdı,
Ne zaman yaşam amaçlarının
Bilincine varsalar…
Böyle bilirlerdi görevlerinin anlamını…
Elini kolunu bağlayıp oturana,
Acıması yoktur O’nun,
Sonsuz da olsa şefkati…
Bağışı, yürekli olanlar içindir hep..!
1998 Göztepe
|