UYARI
ATIŞI Kan kırmızıda duralım.
Düşünmek, tefekkür etmek lazım…
İhanet kılıcını kaldırdılar ve indirdiler
Bu yüzden O’;
Kendi yavrularını cepheye sürdü,
Güzelciğin mukaddes boynu böyle koptu…
Gözyaşı bin dört yüz yirmi yedi yıldır akıyor,
Ama ne esaret biter artık ne de cinayet…
Gonca gül savaşçılarından yardım ummayın!
Onlar, yakut renkli bahçelerinde
Bülbül sesi dinliyorlar çoktandır…
Buyurun, siz kendinize yardım edin şimdi!
Şehitlik ucuzladı, herkes şehit oluyor(!) şimdilerde
Arada bir bazısına tören yapılıyor ama,
Ekranlarda sadece sayı veriyorlar…
Reklamlardan isim saymaya vakit mi var?
Sonra ölüm de enflasyona uğradı
İlgi çekmiyor; ateş nereye düştüyse sahibi düşünsün.
Sayısal lotoya da zam geldi, bak bu mühim!
Umut tacirleri fiyat arttırıyor…
Paket mi, sakın ha!
Neyimiz var neyimiz yok, paketlediler zaten…
Amaçlarımız çöpe gitti,
Bilek isterdi yürek isterdi…
Yüreğimize bastılar, beynimizi sarstılar
Gelenek kavgaları sürüyor ama;
Biz kazasız belasız günümüzü geçirmeye bakalım…
İnce ayarlar yapıp, kalın ayarlarla
Ürkütmeyin bozuk dengeleri!
”Sansürler memleketi” imişiz
Diye isim koymuş bize yabancılar!
Yabancı oldukları ne kadar da belli
Büyüklerimize sövmek zaten aleni
Kargalar gülmekten usandı halimize
Utanmaktan söz edenler de var
Hayret!
Kan kaybından, ağızlarımız bir karış açık;
Otobüslerin altında ezilmiş,
Yaralı bereli bekliyoruz
Hamakattan ne bekliyorsak artık?
Sandalyeleri mi!
Sandalyeler önemli.
Hep bu sandalyelerin yüzünden zaten…
22.05.1997 / Cuma
Çiftehavuzlar |