Edip
Cansever’in Anısına “KİRLİ AĞUSTOS” UN ŞAİRİNE; Beni hatırlıyor musun ey şair?
Deniz kıyısındaki buğulu camlarda…
Hani ayazma bahçelerinde oturup
Tadına bakmıştık çileklerin,
Lezzetlerine şaşarak.
Balkon demirlerine yaslanıp,
Gezmeye giden ölümlü güzelliklere,
Esefle el sallamıştık beraber…
Beni hatırlıyor musun şair?
İçki şişelerinin dibinde ölümü beklerdin.
Uykulu gözlerle ve numaradan
Aptal bir safdillik tadında bıkkınlıklar üretiyordun…
Ve akıllı ve soylu ve yiğit geçinenleri
Sessizce uzaklaştırırdın böyle;
Göz kapaklarının aralığından
Kolaçan ederek onları…
Uykusuz gecelerinin sabahları ışırken yeni güne;
Denize bakıp ağlardın kimsesizliğine.
Saklayamadığın bir yürekle,
Aynaların “içine doğru büyüyen”
Tozlu görüntülerinde,
Hangi boyuta taşındın şimdi
Yapış yapış kirli bir ağustos gününde…
Sanki acelen vardı!
Hatırlıyor musun şair?
İşte “mistik” arkadaşın geride kaldı
Ve sanırım kimse anlamadı bütün bunları
Makine gürültüleri ve tutarsız heceler,
Başka bir alemde musikîye ağıyorken
Omuzumun ötesinde artık kimse yok…
Yalnız başıma koşuyorum ıssızlıkta artık.
Adım seslerin çoktan kaybolsa da.
Sen hatırlayamazsın ki ölümünü,
Benim anılarımda yaşarken…
1998
/ Göztepe
|