İKİ
EKS’DEN SONRA
Hüzün sessiz,
Hüzün çığlık çığlığa..!
Giderek bitmenin tükenmenin,
Üzüntüsündeymiş hayat…
Fırtınadan sonra,
Deniz gibi yorgun…
Kime ne söyleyelim,
Destanı melekler yazdı…
Ateş renkli gülüm,
Solarken gönlümde…
Alnımda sızıydı yazgım,
Mahsun ve yalnız…
Özlemlerim damla damla,
Yanaklarımdan süzülürken,
Asla büyümeyen çocuğa,
Gücüm yetmedi…
O yüzden yalnızlık, alıştırdı beni kendine…
Avucumdaki kumlar zamana akıyordu,
Rüzgârda savrularak…
Anlamıyorlardı ve ben bağırıyordum!
İşittiremedim sesimi,
Son, daima yaklaşırken herkes için…
Gezindim durdum çizdiğim yollarda,
Kendime bile boyun eğmeden…
O’ bana hep yardım etti…
Biraz yaklaş ve dinle..!
Biraz yaklaş..!
Biraz..!
Nereden gelirseniz gelin..!
Kim olursanız olun,
Anlayın artık; zamanın geçip gittiğini,
Burnunuzun dibinden…
Haydi adınızı söyleyin..!
Bir an önce karar verin,
Adınızın ne olduğuna…
Ben mi? Zirvedeyim..!
Güçsüz görünmeyi bilemediğim için,
İhanetleri geride bıraktığım,
Aşkı öğrendiğim, affettiğim için,
Ve her şeyi sevgiyle örttüğüm için,
Tabiî ki kimsesizim…
Zor oldu kabul edişim,
Ama kimsesizim..!
Biliyorum hâlâ avuçlarımdan,
Akıp gidiyor kum zamanı…
Saçlarımla oynuyor rüzgâr..!
Bu kaçıncı batışı güneşin,
Yeniden doğmak üzere acılara…
1998 Çiftehavuzlar |