ÇENGELKÖY’DE
BİR AKŞAM
Tavanda
Balık ağları
Salkım saçak!
Köşede kafesi,
Cennet kuşlarının…
Meyhane dedin mi,
Böyle olacak…
Kauçuk ağacı
Yükselmiş yanda.
Kenarda içiyor
İki yabancı
Ve nihayet
Görünmeyen kemancı…
Yan gelmiş yatıyor,
Pencerenin ötesinde deniz…
Akşam güneşi batıyor.
Ufuk açık, tertemiz.
Hayyami Baba anılarımda,
Gençliğimde yeşille mavi ve
Arkada kalan mazi…
Van Gogh’u karıştırdık
sohbete…
- Deli bir dahi!
Belki,
Deliliğine rağmen dahi…
- Doğduğu zaman
Deli miydi sahi?
- Önemi yok anlaşılmanın.
- Yaa! Öyle mi?
Durun;
Kestirip atmayın,
Düşünün bir kez
Gerçek böyle mi?
- Bana kalırsa,
Şüpheli dostum şüpheli…
Asırlık ağacı
Görmeye çıktık meyhaneden,
Resmini yapmış
Biri varmış.
Yani Ağaç,
Ebediyen yaşayacakmış…
Şöyle baktım dallara,
Şaştım kaldım tabiata.
O ne gösteriş,
O ne şaşaa…
Dünya böyle,
Dünya garip,
Bir gölgeye emek verip;
Beri yanda,
Ne ağaçlara
Atarlar kanca…
İnsanca iş a efendim
İnsanca!
Gölgelerle işim yok benim,
“Yürüyün dostum gidelim”…
Çengelköy’den
Dönerken yolda,
Geldi çattı facia…
Kenarda,
Kırık dökük bir araba!
Minik palto,
Asılı kalmış kapıda…
Gazeteyle örtmüşler yavruyu,
Uyu sunam Uyu…
Rugan patikleri dışarıda,
Olanca kanı toprakta…
Ölümden, şiddetten,
Hatta işkenceden zevk alan
Sesler duydum ardımdan,
Ölünün başında toplananlardan…
Binlerce yıldan beri;
Arınamamış insanlıktan
Arta kalmış, şehvetli sesler,
Arenalardan,
Siyaset meydanlarından…
Çektim doğum sancısını
Ve hasretin yürek acısını…
Anaydım ben de!
Anası kim bilir ne halde?
Ölüm arabası;
Eskiliğine eski,
Yüz karası,
Dava;
Ekmek parası…
Bilirim, var dahası
Borcu ödenmemiştir onun.
Ya şoförün karısı;
Başımın kara yazısı!
Çocukları üç mü, beş mi?
Benizleri ayva sarısı…
Mideleri susmaz,
Açtır onlar uyumaz…
Şoförü düşünmesem,
Edemem ki!
O kanlı hayali,
Gözünden silemez ki…
Çaresizler!
Çaresizlik!
Çaresiz, sıkıştı yüreğim.
Bıkkınlık geldi neyleyim.
Ucuz duygulara,
Yer olmamalı dediniz…
Acı bir sevgi
Ve derin bir saygıyla eğildiniz.
Kolaylamak için yaşamı;
Ufalayalım zamanı…
Lâkin duyarlık bir an;
Bölünürse sonsuza,
Nasıl yaşayacak insan?..
1967 Çengelköy
|