10
KASIM’DA
Simsiyah bir sabah vakti,
Yıkandı gözyaşı selleriyle,
Baş üstünde geçtiğin yollar…
İşte o gün bu gündür;
Çocuklar,
Henüz dünyaya gelmemiş olanları bile,
Elemli bir bakışı,
Sonsuza taşıyacaklar,
Yüreklerinde…
Ve ölüme meydan okuyan
Bir varsayımla,
Milletin zihni;
Usun izini güdecek,
Bilinmeyen zamanlara…
Onun yontularının eteğinde,
Güz çiçekleri
Hep en güzel bayrakla,
Sarmaş dolaş olacak…
Gittikçe artacak sayılar,
On yedi milyondan kırk milyona
Ve daha çok, ve daha çok…
Aynı kandan gelenler;
On kasımların hazin ti seslerinde,
Yepyeni bir saygıyla dimdik,
Beş dakika nefes almadan,
O’nun bir parçası olarak yaşayacaklar…
Her yıl bu ölüm anı,
Dev gibi büyüyecek
Ulusumun geleceğinde,
Başardığın işler gibi…
Bu yüzden ölüm ve hayat,
Çok eski iki düşman,
İki bekçi olup el ele,
Kıyamete kadar,
Çakılıp kalacaklar mezarında…
10 Kasım 1973
Arnavutköy
|